WhatsApp: +90 552 455 13 03       Telefon: +90 552 455 13 03



ŞAİR YAZAR EDEBİYATÇI DEĞERLERİMİZ İbrahim Ulvi YAVUZ Kimdir:

ŞAİR YAZAR EDEBİYATÇI DEĞERLERİMİZ

İbrahim Ulvi YAVUZ Kimdir:

9 Mart 1942, Bolvadin’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Bolvadin’de yaptı. Bolvadin’de Maliye memurluğu (1965-66), Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Müdürlüğünde şeflik ve müdür yardımcılığı (1966-75), Devlet Bakanlığında müdür yardımcılığı (1975-79), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında özel kalem müdür yardımcılığı (1979-86), Sağlık Bakanlığında özel kalem müdürlüğü (1986-99) yaptı. Son görevinden kendi isteğiyle emekliye ayrıldı (1999).

 

Emekli olduktan sonra Türkiye Yazarlar Birliği Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 2008’de  Genel Başkan seçildi.  Yunus Emre Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi oldu. TYB Akademi Dergisi’nin Danışma Kurulunda yeraldı. TYB Kültür ve Sanat Yıllığı’nı (2000-2010) yayına hazırladı. Olaylar, Ödüller, Kayıplar Bölümünü yazdı.

İbrahim Ulvi Yavuz, halen Türkiye Yazarlar Birliği Başdanışmanı ve TYB Vakfı 2.Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Yazı hayatına şiirle başladı, daha sonra roman yöneldi. “Arayış” adlı ilk şiiri 1962 yılında Şule dergisinde, “Bir Kaşık Çorba” başlıklı ilk hikâyesi 1970 yılında Diyanet gazetesinde yer aldı. 1962 yılından sonra çeşitli konulardaki şiir ve yazılarını Sur, Şule (1962), İslâm (1963), Hamle (Bolvadin, 1966), Yeni Asya (1973), Millî Gazete (1974), Hilâl (1975), Kadın ve Aile (1985), Hakses, Diyanet dergi ve gazetelerinde yayımladı. Yeni Devir gazetesinde romanları tefrika edildi.

Ödülleri:

1964 yılında İslâm dergisinin şiir yarışmasında derece aldı.

1996’da Millî Gençlik dergisi tarafından “Yılın Romancısı” seçildi.

Kıyam Vakti romanı ile Bolvadin Kaymak Şenliği Jüri Özel Ödülünü kazandı. Bu eseri oyun olarak da sahnelendi. 

"Beddua" isimli hikâyesi ile 3. Kaymak Şenliği Hikâye Yarışması'nda birinci oldu (1987).

ESERLERİ:

Roman:

Dikenli Yollar (1976), Çalkantı (1978), Korkunun Bedeli (1980), Baharı Beklerken (1984), Son Kavşak (1984), Kıyam Vakti (1984), Hasretin İlk Durağı (1989), Gönlüme Cemre Düştü (1991), Düşlerin Rengi Soldu (1993), Dört Mevsim Ölüm (2002).

Hikâye:

Küllenmiş Acılar (1990).

Deneme-İnceleme:

Türkiye’de Roman Sanatı ve Gelişimi Üzerine Bir Deneme (1999).

Hatıra:

Mavi Defter - Bir Bürokratın Hatıraları  (2002).

Sadeleştirme:

Sarı Esirler (P.S. Puck’tan, 1990),

Suç ve Ceza (Dostoyevski’den, 1992).

Araştırma:

Bolvadinli Bilim, Sanat, Siyaset, Din Adamı ve Yöneticiler (2009).

Ansiklopedi:

Bolvadin Ansiklopedisi (2014).

 

İbrahim Ulvi Yavuz: Kendimi ölüme koşar adımlarla gider gördüm

“TYB’ye hizmet edenler” dizisinin ilk programında Genel Başkan İbrahim Ulvi Yavuz konuşuldu.   Ahmet Günbay Yıldız, Erbay Kücet, Sırrı Er, Necmeddin Turinay, Hicabi Kırlangıç, Nazif Öztürk, İbrahim Ulvi Yavuz, D.

Ankara Şubesi Başkanı Mehmet Kurtoğlu, açış konuşmasında, onu tanımadan önce romanlarıyla tanıştığını, daha sonra kendisiyle TYB çatısı altında birlikte çalıştığını söyleyerek Yavuz'un, alçakgönüllülüğü, halim selim kişiliği ile bir gönül adamı olduğuna işaret etti.

Oturum Başkanlığını Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç’ın üstlendiği toplantıda ilk konuşmayı yapan eski başkanlardan Dr. Nazif Öztürk, "Bugün, birbirlerini hasbî olarak seven insanların bir araya geldiği gerçekten güzel bir gün" diyerek 35. yıl denildiğinde Cahit Sıtkı Tarancı'nın Otuz Beş Yaş şiirinin aklına geldiğini ifade etti. Orta yaşa gelen TYB'nin delikanlılık çağını geride bırakarak artık olgunluk çağına ulaştığını belirten Öztürk, yaşayanlara saygı gösterme, vefat edenleri yâd etme geleneğinin kültürümüzde fazla yeri olmadığına dikkat çekti. İbrahim Bey'in isminin üç kelimeden oluştuğuna değinen Dr. Nazif Öztürk, "mizacına uygun kelimenin Ulvi olduğunu düşünüyorum. Onun üzerinde cemalî tecelliler birikmiş. En olumsuz şeyler bile söyleseniz o öfkelenmez, kırılır. Herkes onun elinden ve dilinden emindir. İbrahim Bey'in birine kötülük yapacağını hiç kimse ne söyleyebilir ne iddia edebilir" dedi.

Dr. Necmettin Turinay, İbrahim Ulvi Yavuz'un 12 roman yazdığına, dinî ve ahlâkî hassasiyetin esas olduğu bu romanlarda bizim hayatımızı anlattığına değindi. Onun emekli olduktan sonra başka bir alana kaydığını ifade eden Turinay, bunun kendisinin planlaması olmadığını, vakit ve saatlerini TYB'ye tahsis ettiğini, dolayısıyla emekliliğini yaşamayıp yalnızca adresinin değiştiğini söyledi. Türinay, Yavuz’un 1970’lerde ortaya çıkan “İslami roman” tarzının ilk isimlerinden olduğunu belirti.

Turinay’dan sonra 1960’lardan beri arkadaşlıkları bilinen romancı, TYB kurucularından Ahmet Günbay Yıldız’a söz verildi. Bu vefa gününün kendisini geçmişe götürdüğünü ifade eden Ahmet Günbay Yıldız, onun kimseye borcu olmadığı gibi, ihtirasının da olmadığına değindi. Yıldız,"İbrahim Ulvi Yavuz'un en büyük vasfı, ak kâğıda leke düşürmeden yaşayan biri olmasıdır" dedi.

Yıldız, 1960’larda iki arkadaş olarak roman yazmaya yöneldiklerini, fakat yayınlatmaya fırsat bulamadan Hekimoğlu İsmail’in Minyeli Abdullah kitabının yayınlanmasıyla yolun açıldığını, ardından kendisinin ve Yavuz’un romanlarının yayınlanarak ilgi odağı olduğunu belirtti.

TYB Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Fidan, bu toplantının geçen sene Bolvadin'de yapılmasının düşünüldüğünü, fakat bunun mümkün olmadığını, bu mekânda yapılmasının daha güzel olduğunu belirtti. Yazarlar Birliği'nin İbrahim Ulvi Yavuz döneminde çok farklı bir tempoya girdiğini ifade eden Fidan, onun mülayim kişiliğinin bu sonucun alınmasında büyük bir payı olduğunu vurguladı.

Bolvadinliler Dayanışma Vakfı adına konuşan Osman Nuri Oduncu, hemşehrisi İbrahim Bey ile 40 yıllık dostluklarının olduğunu dile getirdikten sonra, kurucularından olduğu Bolvadinliler Vakfı’nın onun hayatında önemli bir yeri bulunduğunu söyledi.  "Kıyam Vakti" romanında Milli Mücadele döneminin Bolvadin'ini anlattığını belirtti.

TYB Genel Mali Sekreteri Erbay Kücet ise İbrahim Ulvi Yavuz ile çalışmanın ve yolculuk etmenin çok güzel olduğunu dile getirdi ve onun safiyetini, duruluğunu mesai dışında daha iyi anladıklarını ifade etti. Kücet, Yavuz’un Mavi Defter isimli hatıralarının önemine değindi.

"Bizde genellikle biri hakkında güzel şeyler söylemek için onun vefatı beklenir. Hayatta iken duyması gereken sözleri söylemeyiz" diyen Sırrı Er, Yavuz'un edebiyata şiirle başladığını, ilk şiirinin ise Şule Dergisi'nde, ilk hikâyesinin ise Diyanet Gazetesi'nde yayınlandığını belirtti. Onun iyi bir gözlemci olduğunu söyleyen Er, "toplumun sorunlarını dile getirir. Söylemek istediğini roman kahramanlarına söyletir. Ulvi Yavuz denilince tertip, nizam, intizam akla gelir" dedi.

İbrahim Ulvi Yavuz’un konuşması ve berat takdimi 

Değerlendirme konuşmalarının ardından kürsüye gelen İbrahim Ulvi Yavuz, "benim ile ilgili dostlarım methedici sözler söylediler. Ben bunları kendimde görmüyorum" diyerek anlatılanlara lâyık olmaya çalışacağını ifade etti. Çok duygulu olduğunu açıklayan Yavuz, program vesilesi ile ölüme yakın olduğunu hatırladığını belirtti.

TYB Şeref  Başkanı D. Mehmet Doğan, İbrahim Ulvi Yavuz’a teşekkür beratı takdim etmek üzere kürsüye davet edildi.

Kısa bir konuşma yapan Doğan, İbrahim Ulvi Yavuz’un Yazarlar Birliği’nin kurucusu olmamakla beraber ilk üyelerinden olduğunu, geçmiş yıllarda yönetim kurulunda yer aldığı gibi, emeklilikten sonra da yönetim kuruluna girerek, ihlas ile çalıştığını; görev beklentisi olmadan bu işleri yaparkan genel başkan yardımcılığı, yine aynı şekilde başkan olarak hizmet fırsatı bulduğunu ifade etti.

Baki’nin meşhur beytini okuyarak, bizde insanların kadrinin ancak musalla taşında bilindiğine işaret eden Doğan, eleştirinin ise çok yaygın bir alışkanlık olduğunu söyledi. Dünyada belli yaşa ulaşmış olan şahsiyetler ile ilgili toplantıların Türkiye'de uygulanmadığının altını çizen Doğan, ilk defa 75 yaşına ulaşan Tarık Buğra ile ilgili toplantıyı TYB’nin 15. yılında yaptıklarını dile getirerek "toplantı sonunda söz alan Tarık Buğra, çok heyecanlandı, ağlamaklı oldu, bizlere, toplantıdan duyduğu memnuniyeti belirtti.

35. yılda yaşayan yazarlarımızı anma anlamında daha çok çaba sarf edileceğini belirten Doğan, “bu tür toplantılara Ulvi Bey'le başladık. Onun hasletlerini arkadaşlarımız anlata anlata bitiremediler. Ne görev verildiyse yaptı. Onunla uyum içinde çok sayıda faaliyete imza attık" diyerek 35. yıl faaliyetlerinin çok dolu geçeceğini ifade etti.

Yaşayan Yazarlara Saygı programı, D. Mehmet Doğan’ın İbrahim Ulvi Yavuz’a teşekkür beratı takdim merasimi sonrası toplu hatıra fotoğraflarının çekilmesi ile sona erdi.

Değerli Hemşerimize yaşamında sağlık sıhhat ve saadetler, çalışmalarında başarılar dileriz.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

Paylaş

Whatsapp Destek