Haberler


Resmi Büyüt

MEHMET AKİF ÇAKIRER?İN YENİ KİTABI ÇIKTI..
03.09.2014

Bolvadin Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi olan Mehmet Akif ÇAKIRER’in 11. kitabı olan “Bolvadin Nasıl Zenginleşir” adlı kitabı Yayımlandı.

Bolvadin Ticaret Odası tarafından finanse edilerek 1000 adet basımı yapılan kitabın Ticaret Odasına kayıtlı aktif üyelere hediye edileceği belirtiliyor.

Kitabın ana konusu; Mehmet Akif ÇAKIRER bilim adamı sıfatıyla bir nispet bu işin üstesinden gelmiş. 24 Eylül Gazetesindeki yazılarını kitaplaştırmış. Kitap on bir bölüm. Hemen hepsinin ana konusu Bolvadin ve sorunları… Kitap, “Bolvadin ekonomisi,” “girişimcilik”, “toplum”, “liderlik”, “marka yönetimi”, “rekabet”, “eğitim”, “yönetim”, “pazarlama”, “inovasyon” ve “okuyucu mektupları bölümlerinden oluşuyor.

Çakırer; kitabını pazarlama, girişimcilik, rekabet, yönetim konularındaki bilgilerini, düşüncelerini uçup gitmesin diye kâğıda kaleme dökmüş. Öğrendiklerini, öğrettiklerini hepimizle paylaşma; Bolvadinlinin yolunu aydınlatma, endişesiyle düzenlemiş.

Hemşerimiz Öğretim Görevlisi Sayın Mehmet Akif ÇAKIRER hocamıza; Bolvadinliler Dayanışma Vakfı (BOLDAV) olarak. “Kadim Kent’ten Marka Kent’e Yolculuk” sloganıyla kaleme aldığı emeklerini yüzyıllar ötesine devrederek adeta ölümsüzleştiren “Bolvadin Nasıl Zenginleşir” adlı kitabı’nın hayırlı olmasını diler Yaşam boyu yararlı, başarılı proje ve çalışmalara imza atmanızı dileriz.

www.boldav.org.tr

BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI (BOLDAV)

Yazarımızın Diğer Eserleri
-Yetenek Pazarlama ve İş Bulma
-CEO Olmaya Götüren Sözler
-Niş Pazar Girişimciliği
-Lider Öğretmen
-Lider Girişimci
-Marka Yönetimi,
-E-Ticaret

Yazarımızın Bolvadin ve Kitap Üzerine Düşünceleri;
Kime sorarsanız doğduğu ve büyüdüğü bu memleketi sevdiğini söyleyecektir. Hayatı boyunca bu kadim kentin yararına olacak hiç bir şey yapmamış olan bir kimseye de sorarsanız, belki de ömrünü bu kentin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine harcamış insandan daha fazla sevdiğini söyleyecektir. Peki, memleket sevgisi nedir? Bunun bir göstergesi var mıdır? Örneğin çocuğunuzu severken ona sevginizi belli etmeden mi bunu yaparsınız? Bu durumda çocuğunuz sizin onu sevdiğinizi nasıl anlayacak? Sevgi, ancak sevdiğinizi belli ettiğiniz ölçüde ve miktarda sevgi olabilir. Sevgi, sevdiğiniz uğruna verebileceğiniz ya da vazgeçebileceğiniz fedakârlıklar nispetinde sevgi olabilmektedir. Memleket sevgisi de çocuğunuzu sevmek gibidir. Bolvadin’in kültürüne, Bolvadin’in ekonomisine ve toprağına azıcık olsa da alın terinizi katabilmişseniz eğer, ancak o zaman sizin Bolvadin sevginizden söz edilebilir. Var olma, yaşayabilme, sadece senin olmasını isteme arzusu ve bencilliği kesinlikle memleket sevgisi değildir. Uğruna vazgeçebilmek, uğruna tercih yapabilmektir memleket sevgisi. Uğruna uykusuz, uğruna yorgun ve bitkin kalıp ağlayabilmektir memleket sevgisi. Karşılığı yoktur memleket sevgisinin. Sizinle konuşmaz. Onu duyamazsınız. Onu fark edemezsiniz. Öldükten sonra da sizi hala var eden değerler bütünüdür memleket sevgisi. Kuşların, böceklerin, ağaçların çiçeklerin size boncuk boncuk gülümsediği andır memleket sevgisi.Memleketi sevmenin, eylemsel bir karşılığı ve sonucu etkilemeyi hedefleyen, tutarlı ve inançlı bir bütünlüğü olmalıdır. Kısacası memleket sevgisi ona hizmetle ölçülür. Bovadin’in işsizine iş imkanı oluşturmuş iseniz, Bolvadin’in düşünce dünyasına katkı sağlamışsanız, tarlasının başında ter dökene, okul sırasında dirsek çürütene katkıda bulunmuşsanız, ancak o zaman Bolvadin sevgisinden söz edebilirsiniz. Aksi halde, sizin sevgi diye bahsettiğiniz şey ancak hayatı sevmektir.
Bu duygulardan hareketle bir akademisyen olarak hem memleket sevgimden hem de bilgimin zekâtını vermek düşüncesiyle kadim kentimin gazetelerinde yazılar kaleme aldım. Yerel bir gazetede her hafta, ticaret konusunda yazılar yazmak oldukça güç bir durum. Ama insanların görüşlerini yerel gazetelerde yazması, o yöre için büyük önem arz ediyor. İşte bu sebeple yerel gazetelerde yazdığım yazıların daha kalıcı olması için hepsini bu kitapta toplama gereğini duydum.
Her kitabın bir yazılış nedeni vardır. Benim de bu kitabı yazmamın bir nedeninin olması gibi… Orhan Veli Kanık’ın, Anlatamıyorum şiirinde dediği gibi: “Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerin de kifayetsiz olduğunu… Bu derde düşmeden önce.” Bolvadin’in dertleriyle dertlenmek size kitap yazdırabiliyor. Peki, beni bu derde düşüren sebepler neydi? Çınar altında söylenmemiş yeni bir şey olmadığından ama yazıya geçirilmemiş sözlerin olması mı? Zaten Emile Zola’da demiyor mu: “Ancak yazıya geçmiş düşüncenin değeri vardır; geri kalanlar boş çırpınmadan, rüzgârın alıp götürdüğü hayallerden başka bir şey değildir.”diye? Yaşadığı kentin, çevrenin mutluluğuna, huzuruna refahına katkıda bulunmanın herkesin insanlık borcu olması mı? Geri kalmışlığın, yoksulluğun belini Ankara değil, Bolvadinlinin kıracağını düşünmemden mi? Sözde “Anadolu’nun en geri kalmış en eski kazası” ünvanını Bolvadin’e yakıştıramadığım için mi? Bolvadin’i bir üst lige, siyasetçilerin değil de Bolvadinli girişimcilerin taşıyacağını düşündüğüm için mi? Bolvadin’deki işletmelerin yanlış uygulamalarına son vermek için mi? Edindiğim tecrübelerin, benimle birlikte solucanlara yem olmaması için mi? Artık Bolvadin’in bana ne verebileceğini değil, benim Bolvadin’e ne verebileceğimi düşünmenin zamanının gelmesi mi yoksa? İşte bütün bu sorulardan dolayı ve kısacası Bolvadin’e gönül borcum olduğunu düşündüğüm için bu kitabı kaleme aldım. Bu kitabı yazmalıydım çünkü başarılı işletmeleri olmayan Bolvadin gelişemez ve asla gelişmiş medeniyetler seviyesine ulaşamaz. Bu çalışmam bugünün ticari anlamda fotoğrafını çekerken, gelecekte de Bolvadin’in ekonomisine yol göstermesini umuyorum.diyerek düşüncelerini https://www.facebook.com/BolvadinSevgisi/photos/pb.137089116315158.-2207520000.1409695840./826477224043007/?type=3&theater  adlı sayfada belirtmektedir

Diğer Haberler